• clutchnbackpack@gmail.com

Bir kurumsalın muhabbet kuşu

En son güncellendiği tarih: Haz 5



Başından beri baya ilgilendik. 3-5 komutu response süresi düşük olsa da yerine getiriyor. Özellikle navigasyon ve uyarıları algılaması çok işe yarıyor. Mutlu mutlu ötüyor. Bize çok düşkün, evde olduğumuzda yanımızdan ayrılmıyor. Ama biraz... Yalnız(dı)...

(Aslında kurumsalların da böyle olduğunu düşünüyorum. Yoğunluğun içerisinde eşimin ve benim de yanlızlığa düştüğümüz çok oluyor. Yan yanayız ama beyin kapasitemizin büyük kısmın yoğun tek düzelikten kullanım dışı kaldığı için iletişim kapasite ve kalitemiz düşük oluyor.)

Çünkü biz sabah 6.50 de evden çıkıp en erken 7.30 a kadar evde değiliz. Bu arada da kendisi kafeste sallanarak, yem didikleyerek zaman geçiriyor olsa gerek. Eğer arkadaşlarla buluşacaksak ve akşam çok geç geleceksek ışığı açık bırakıyoruz ki erkenden dünyası kararmasın. ( Çoğu zaman evde bir evcil hayvanı yalnız bıraktığımızın farkında olarak zamanımızı evde onunla geçirmeyi tercih ediyoruz) Olabildiğince ince düşünmeye çalışıyoruz. Ama haftaiçi zaten bizim olmayan uzun saatler var hayatımızı idame edebilmek için adadığımız. Ve trafiğin yiyip bitirdiği saatlerimiz...

Nimbus'u alırken amaç hayvanlarla daha yakın olabilmek, onlarla anlaşabilecek bir dil geliştirmekti. (Yukarıda bahsettiğim zeka tutulması konusunda da bize yardımcı olacağını düşündük. Çünkü akşam işten eve gelindiğinde yapılan aktivite ile zamanın akış hızında bir orantı var. Bunu yıllar sonra keşfettim ama gerçek. Eve geldikten sonra ne kadar aktivite yaparsanız (spor, arkadaşlarla buluşma, kitap okuma, evcil hayvanla uğraşılar) zaman bir o kadar yavaş geçiyor. Yok uzanıp TV'ye bakayım derseniz algı çerçevesinde işten sonra yaşayacağınız 30 dakikanız var.))

Bazen bağırarak bizi deli ediyor, bazen seslenip çağırıyor, bazen şarkı söylüyor, bazen kafesin kapısı açık olsa da akşamı bizim tepemizde geçirmek yerine salıncağında geçirmeyi tercih ediyor. Zamanla onu anlamaya başlıyor ve bundan zevk duyuyorsunuz ama hayvanlar konusunda sorumluluk almak bazen üze de biliyor insanı.

Muhabbet kuşumuzun yarı mutlu, yarı yalnız hayatına renk gelmesi için bir kuş daha alalım dedik. Çok güzel bir kız aldık. Geneli beyaz cok güzel gri ve siyah çizgileri olan, ilk gün bizi deli gibi ıssıran ama sonra avcumuzun içinde uyumaya başlayan bir kız. Ama kaybettik Bright'ı. Kafesin tellerine tutunup mutlu mutlu takla atarak yere inen minik kuşumu hiç unutmayacağım.

Çok üzüldüm ve öyle hemen atlatamadım. Size emanet küçük bir kalp... Sonuç olarak Nimbus yine yalnız kaldı.

Bright'ın yerini bir müddet dolduramadım ama Nimbus'un da beraber büyüyebileceği bir arkadaşa ihtiyacı vardı. Bugün alalım yarın alalım derken arayı baya açtık. Korktuk bir kuşu daha kaybetmekten. Sonuç olarak aynı dili konuşmadığımız bir canlı.

Ve sonra eşim Bowie'yi getirdi. Tatlış Bowie ilk gün evin öyle bir köşesine girdi ki, o girene kadar öyle bir yer olduğunu bilmiyorduk. Delirdim ilk gün gelir gelmez ölecek diye. Eşim onu ordan nasıl aldı bilemiyorum ama fotoğrafını çekseydim koyabilirdim. İnanılmaz sıkışmıştı. Kendisi şuan iyi, ben yazı yazarken mouse'u didikliyor.


Nimbus, Bowie ile daha mutlu ve hareketli. Ben de onlar evde uçuştukça mutlu oluyorum. İkisi birden kafama konduklarımda tıpkı bir pamuk prensesim 🦄

Eğer bir evcil hayvanınız olacaksa benim önerim;

- Onu eve getirmeden önce ihtiyaçlarının sizin hayat şartlarınıza uygun olup olmadığını iyice inceleyin.

- Aslında hiçbir hayvanın kafeste yaşamaması gerektiğini, muhabbet kuşlarını kafese tıkarak itlik ettiğinizi, o yüzden kuşunuzun mutluluğundan %100 sorumlu olduğunuzu unutmayın.

- Her halukarda evde hayvan besleyecekseniz ve hayvanın kendi güvenliği için yada camdan pencereden kaçmaması için kafeste kalması gerekiyorsa kafesi olabildiğince büyük alın.

- Mutlu görünebilir ama sizin göreviniz onun doğal ortamdaki davranışlarına paralel ortamları yaratmaktır olabildiğince.

Örneğin muhabbet kuşlarınız uçmalı, köpekleriniz sık sık koşmaya çıkmalı (sadece tuvalet yürüyüşleri yeterli değil), kedileriniz ev içerisinde güvenli şekilde hoplayıp zıplayabilmeli.

-Hayvanlar yalnız da yaşayabilirler diye birşey yok. Bebekliklerinden itibaren sunduğumuz olanaklar sebebi ile öyle görünüyor. Kuşları çift olarak beslemenizi öneririm. Kedi, köpek için ise çift beslemek zor olabilir ama semt civarında arkadaş blmak zor olamayacaktır. CaddeBostan Sahil, Maçka Parkı, Cihangir Merdivenler gibi birçok yer var sosyalleşebileceğiniz. Hem sizin, hem evcil hayvanınızın.

- Hayvanlarınızın içgüdüleri ile herşeyi doğru yapmasını beklemeyin. Mesela ben yeterli su içtikleri konusunda şüpheye düşüyorum ve her akşam benimle beraber su bardağımdan su içiyorlar. Kafese koyduğunuz su da bir problem olmuş olabilir. En az gün aşırı değiştirin.


Yalnız aynı mantıkla fazla beslemekten kaçının.

- Bunu formularda okumuştum ve çok çok önemli. Beslediğiniz hayvanın hareketlerini değerlendirirken basit mantık gütmeyin. Yine muhabbet kuşu örneği ile sizi ısıran bir kuş illa size zarar vermek istiyor ya da sizden kurtulmak istiyor anlamına gelmeyebilir. Belki de sizinle şevkle oyun oynuyor. Hayvanları insalar gibi ağızdan söz çıktı bir kere mantığı ile tek bir ses veya hareket ile değerlendirmeyin. Bulunduğunuz şart ve durumu göz önünde bulundurun. Bu bence hayvanların insanları eğittiği bir konu.

- Yine bence önemli bir konu hayvanları boyutlarına göre önem sıralamasına koymayın. Veterinere gelen köpek ve kedi kuştan daha önemli değildir. Bright’ı koşarak veterinere götürdüğümde bir teyze kuşumla ilgilenen veterinere ısrarla kedi maması sordu. Ağzına çarpmak istedim. Az bekle.

- Veterinerin de “Kuşa çok bağlanmayın gelir geçer.” gibi bir yorumu olursa o boktan yere bir daha gitmeyin.

- Evcil hayvanınız ne yemeli, ne yememeli okuyun öğrenin. Çok zararsız tahmin edilen yiyecek içecekler çok tehlikeli çıkabiliyor.

- Bol bol araştırın. Örneğin hayvanınızı kilosu ne olmalı, vitaminleri ne sıklıkla kullanmalı.

- Evde bulunduğunuz süre, seyahat sıklığınız vs. için planınız olsun. Biz son seyahatimizde bir arkadaşımıza emanet ettik. Arkadaşımız kedileri olduğu için eve götürmedi ama bizim eve ugrayıp birkaç saat evde oyalandı, uçmaları için saldı falan. Kendisi tam bir hayvan sever. Emanet ettiğimiz hayvanlara çok saygı duydu, biz de kendisine...

Unutmayın, insanlar hayvanları henüz tam olarak anlamış değiller. Daha doğrusu doğayı, hayatı, evreni... Bu sebeple hayvanları basite indirgemekten kaçının. Çok büyük hata olur.

Sevgiler,

Poli

Clutchnbackpack

#muhabbetkuşu #evcilhayvan #kurumsal #hayvanbeslemek #kuş #hayvanhakları #sorumluluk #evhayatı #öneriler

117 görüntüleme
  • Instagram Social Icon
  • Twitter Social Icon
  • Facebook Social Icon