• clutchnbackpack@gmail.com

Bonjour Paris, sadece 3 günüm var...

En son güncellendiği tarih: Haz 5


Selamlar,

Yine bir Pegasus indirimine denk geldik, yine bir avrupa biletimiz oldu. 

Mart'ın 2. haftası Paris'e gittik 2 çift olarak.Bir 3. çift olarak Naz ve Neco'da katılsın istedik fakat onlar evlilik sürecinde bütün planlarını sabitlemiş durumdalar. İzin planları vs. de buna göre pek esneyemiyor.

Bizim herhalukarda bir gün izin almamız gerekecekti. Daha bile ucuz oluyor diyerek biletlerimizi cumartesi gidiş, pazartesi dönüş olarak seçtik. Ve biletlerimizi aldık.

Öğrencilikte İtalya’ya çok defa seyahat ettim, 2 saat uçuşla İtalya bile uzun gelirdi ama şimdi anlıyorum ne kadar uygun bir yakınlıkta olduğunu. Bir uçak seyahatı 2,30 saati geçince bana hey heyler basıyor ama yapacak birşey yok. Paris yolu da pek kısa değilmiş. 

Lafı çok uzatmadan başlıyorum...

1. gün;

Paris'e öğleden sonra vardık. Hava alanından hemen bir taksiye bindik. Banliyö ve merkez araçları farklılaşıyormuş. Bizim bindiğimiz merkez aracı Vito muydu bilmiyorum ama o tip büyük bir taksiydi. Hava alanından oldukça merkezdeki Hotel Agora için 35€ verdik. (Geliş gidişte taksi sürücüeri tutarı fix giriş yaptı.)

Öncelikle otele yerleşip çantaları bıraktık. Hotel Agora çok merkezi bir konumda. Süper lüks değil ama seyahatlerde aradığım temizlik, güvenilirlik ve lokasyon olduğu için benim ihtiyacımı oldukça karşıladığını düşünüyorum. Oda designı da oldukça Parisien'di :) Louvre müzesine çok yakın, Eiffel için eforlu bir yürüyüş gerekiyor.

Hotel Agora

Çantaları bıraktktan sonra free style bir yürüyüş yaptık, sonrasında da bir restoranta girdik karnımızı doyurmak üzere. Le Fumoir'e girdik (Le Fumoir Instagram).  Kişi başı 39€ olan menülerden bir adet başlangıç ve ana yemek seçebiliyorsunuz. Başlangıcın başlangıcı olarak da somon getiriyorlar beklerken açlktan bayılmayasınız diye. Ve tabii ki yanında da şarabımızı söyledik.

Masada başlangıç olarak istediklerimiz arasında 1 porsiyon isitridye (4 adet), 2 tartar ve bir adet midye çorbası vardı. Devamında da hepimiz biftek istedik. Tartar için uyarıyorum. Çok kolay değil...

Le Fumoir de baya vakit geçirdik. Hem yol yorgunluğu hem de derin muhabbet kalkmamız zaman aldı. Ordan kalktıktan sonra Eiffel'e yürüdük. 

Le Fumoir Paris

Eiffel tabii ki çok güzel. Ama Paris'in geneli gibi Eiffel çevresinde de hem inşaat süreci var gibiydi hem de güvenlik önlemleri sebebi ile sanki pek tadi yoktu. ben ilk defa gittiğim için daha az farkındaydım ama aramızda daha önce ziyaret edenler eskisine göre ortamı baya soğuk buldu.

Kuleye çıkmadık, çok bir nedeni yok ama çıksaydım da gündüz çıkardım galiba. Eiffel yakınlarındaki bir büfeden sıcak şarap alıp hem nehri hem de Eiffel'i izledik bir müddet.Sıcak şarap aldığımız tan Eiffel karşısı tatlış büfe; Oh! Regelade de la Tour Eiffel. Sonra otele doğru yeniden yol aldık. İlk günü bu şekilde bitirmiş olduk. 

Eiffel

2. gün;

2. gün biz erken kalktık. Sabah hızlıca Tripadviser'dan kahvaltı yeri baktım. Fransız kahvaltısından çok ingiliz kahvaltısı mekanları baskın gelmiş. Nitekim kahve kuruvasan kesmezdi zaten. Önerilerde sıralarda HollyBelly vardı. Girişte biraz sıra beklemek gerekiyormuş ama diğer çift henüz uyanmadığı için biz erkenden gidip bekledik. Arkadaşlarımız geldiğinde de hemen girmiş olduk ve fazlasıyla değdiğini söyleyebilirim. Bir kahvaltdan beklenen neyse aldık gerçekten.

 Bizzat tabaklarımızdan çekilmiş 2 fotografı paylaşıyorum;

 Günün devamında Sacré-Cœur Bazilikası ordan hemen üzerindeki ressamlar tepesini ordan da Champs-Élysées'ye vardık. 

Sacré-Cœur Bazilikası merdivenleri gezi sırasında dinlenmek ve manzara seyretmek için çok uygun. Basilikanın içi daha önce avrupada pek çok basilikaya girdiyseniz çok da etkileyici gelmeyebilir. Benim için en etkileyici olanlardan biri gece 01.00 civarında girdiğim Firenze Duomo'suydu sanırım. Ama o gün saatinde etkisi vardı ve bütün binada canlardan ve kapıdan sızan ay ışığı dışında ışık yoktu.

Ressamlar tepesinde bir restoranta oturup midye yedik. Sosuna deli gibi ekmek bandık. Neydi o bilmiyorum ama ya çok acıkmıştk yada gerçekten efsaneydi.

Sonrasında da Champs-Élysées'de yürüyüş. Ben çok alışveriş insanı değilim. Giyinme konusunda da tshirt ve kot kendimi içinde en cool hissettiğim parçalar olduğundan çok zevkli sayılmam. Sonuç olarak yürüyüş güzeldi hoştu ama tek bir mağazaya girdim o da eşim girdiği için;  Paris Saint-Germain Store :)

Günün ilerleyen saatlerinde krep yemek için Seine kenarındaki Food Breizh'e gittik. Çok güzel şeyler yemeyi planlamıştık fakat sadece nutellalı krep istediğimizde anladıkları için o bol kremalı krep her neyse ondan yiyemedik ve aslında çok sinirlendik :( 


Gün içinde çok yemişiz akşamı soğan çorbası ile kapattık. 7€ değmez gerçekten. 'Annenize bana soğandan çorba yap annecim ama oldukça da sade olsun.' diyerek bu çokbaya oldukça uygun evde sahip olabilirsiniz.

Fransız yemekleri beni cezbetti desem yalan olur. Zaten çok gurme bir insan değilim, çok anlamadım belkide...

3. gün


3. günü Louvre'a ayırdığımızı sanmıştık fakat yanılmışız. Yetmedi tabii ki. Size önerim eğer sanatla ilgili bir insansanız Louvre'a bir tam gün ayırmanız çünkü mükemmel. Gerçekten mükemmel...

Bütün galerileri gezebilmek istiyorsanız her birine en az 1 saat ayıracak şekilde plan yapın.

Dip not olarak özellikle öğrenci gezginler için Monoprix'de yeme-içme öneriyorum. Çok iyi arkadaşlar biz kendimizden geçtik. Öyle böyle değil. Market fakat take-away pizzalar, çorbalar, makarnalar, sandviçler, tatlılar havada uçuşuyor. Louvre'a yakın. Acıkanlar koşabilir.

Sevgiler,

Poli

Clutchnbackpack

#seyahat #paris #fransa #gezi #pegasus #cokge #clutch #avrupa #louvre #eiffel

8 görüntüleme
  • Instagram Social Icon
  • Twitter Social Icon
  • Facebook Social Icon