• clutchnbackpack@gmail.com

İtalya'da Erasmus Part 2 - Backpackers - Sokakta Yatarak Gezmek

Şu an güvenlik açısından 2013'den bir farkı var mıdır bilemiyorum ama biz aralıklı olarak (genelde birer hafta) toplamda 4-5 hafta sokakta yatarak gezdik.

İki okulun anlaşması ders kabulünde gayet iyi olmasına rağmen biz 3. sınıfı Siena'da bitireceğiz diye kasmamıştık. 4. sınıfta alabileceğimiz toplam krediyi hesapladık ve geçeceğimiz 3-4 dersle seneyi uzatmadan devam edebildiğimizi görünce, gerçekten 2-3 ders geçmeye odaklanıp gerisini saldık. Zaten bazı sebeplerden benim için iyi bir dönem değildi, derslerde çok bir şey yapabilir miydim emin değilim. Onun yerine sınırları zorlamayı tercih ettim.

Erasmus süresince maddi açıdan hiç har vurup harman savurmadık. Genelde yurdumuzda yemeğimizi kendimiz pişirdik, dışarda yemek istiyorsak da hazırladıklarımızı yanımıza alıp Campo'ya giderdik yoldan da şarap alarak.

Sonuç olarak elimizde bir miktar para kaldı, fakat bu para ile istediğimiz rotayı çizsek dahi işin içine hostel girince baya bütçeyi aşıyordu. E sonuç net. O zaman hostelde falan kalmayacaksın.

Dışarda uyuyacaksın bir şekilde... O zamanlar tren bileti de 20 euro, sharedroomlar da. Madem toplu yatacağız sokakta yatarız. Bileti seçtik.

Bu tarz konularda akla gelen ilk yer Decathlon tabii. Tam karar da vermedik göz ucu ile uyku tulumlarına bakıyoruz. Baharlık bir tane beğendik. Mart ayında bize yetip yetmeyeceğine emin olamasak da bir de mat ile beraber uyku tulumlarını aldık.


Yine Okan'la İstanbul'dan aldığımız 50 liralık eş botlar artı yün çoraplar bi şekilde idare ederiz diye düşündük.

Süreç boyunca idare de ettik. Çok üşüdük, tartıştık, bitlendim, geceleri (o günlerde evden uzağım eve dönsem de hersey çok farklı diye hüzünlenip) ağladım ama durmadık gezmeye devam ettik.

Siena'da hava alanı olmaması sebebi ile genelde Pisa'dan uçuyorduk. O yüzden Pisa'da sıklıkla sabahladık. Duomo ya da kulenin dibine sığınmanıza izin vermezler.  Eğer carabinieri gelirse binadan uzak, çimlerde, uyanık ve ayık olmanızda fayda var. Yoksa alanda kalmanıza izin vermezler. Biz yağmura yakalanmış ve bina girişine sığınmıştık hafiften ama carabinieri gelip kibarca çimlere kışeledi:)) Hava alanının açılışına kadar dayanabilirseniz uykunuza rahatsız hava alanı koltuklarında devam edebilirsiniz.

Carabinieri: Bi nevi İtalyan zabıtası.

Gelelim Genova'ya. Genova'da yolun ortasına yatacaksınız çare yok. Tren istasyonunun biraz belalı bir görüntüsü var. Öyle Pisa gibi ponçik değil. Daha kuzeyde ve Mart ayında baya soğuktu. Hayatımızda Eataly'e ilk defa Genova'da girdik sanırım. Gündüz öğrenci kartlarımızla deniz müzesinde, palazzolarda, müzelerde bedavaya dolaştık. Akşam ise çok üşüdük. Isınmak için girdiğimiz binanın konsepti Eataly'e inanılmaz benziyordu. Daha sonra Zorlu'da girdiğimizde birbirimize bakakaldık çünkü bianda Genova'ya ışınlanmıştık :) Sonra tabii uyku saati geldi. yağmur sebebi ile Genova'da kaldırımların üzeri gelende kapalı. Oralarda yattık. Gece biri 'WAKE UP!' diye bağırmasa uyanmazdık. Bir de Okan'ın boynunda takılı olan telefonu dönerken yüzüne düşünce o panik yaratmıştı :)))

CinqueTerre'de dışarda yatmak pek yemedi. Bütün terreleri trenle gezdik, sakin mini düzenli 5 adet  sarp kayaların üzerine kurulu deniz kenarı köy. Aslında dışarıda yatacağız demiştik ama yolda aniden biri hostel lazım mı diye sordu. 20 euro, dedik sen onu 10 yap. Yok dediler ama sonra geri buldular bizi ve 10 Euro'ya bir oda verdiler. Bu arada verdikleri oda da 10'dan fazla etmezmiş ama bize Four Seasons gibi geldi :)


Firenze'de seviyeyi iyice göğe çıkardık ve tren istasyonunun önünde evsizlerle yattık. Evsizler sabah 6.30-7'ye kadar yataklarını getirip istasyonun önünde yatabiliyorlar. Biz de duvarın kenarına yatıverdik. Yalnız gece adamın biri kolunu uzatıp duvarla bizim aramızda duran su şişesini almaya kalktı. Tam  uyanıp noluyor ulan modunda alarma geçtik ki adam kaçtı, sarhoştu galiba susamıştı. O arada anlama fırsatımız olsaydı suyu verirdik ama tam o arada iki adam birbirine girdi. Biz de yakında bir basilica bulup kafaları yağmurdan koruyarak orda uyuduk. Ama gelen geçenlerin seslerinden uykumuz kaçtı. Tedirgin olmuştuk. O gece o kadar üşüdüm ki çok fena hasta olacağım sandım ama sıkıntı olmadı.

Firenze'de açık hava müzesinde yatmak istemiştik. İnanılmaz bir deneyim olabilirdi fakat üstü kapalı olan yerinde yatmak yasak dış kısmında belki. Biz yağmur sebebi ile tren istasyonuna gittik.

Roma'da sokakta uyumadık ama sabahladık. O kadar güzel ki kesinlikle yapmalısınız. Gidin ve bütün geceyi İspanyol Merdivenleri’nde geçirin. Sabaha karşı Aşk Çeşmesi’ni ziyaret edin. Bomboşken dilek tutun. Mükemmel. İlla uyuyacaksanız İspanyol Merdivenleri ya da emniyet binası çok büyük onun önündeki taş oturaklarda uyuyabilirsiniz.


Bonus : Amsterdam

Tabii ki Naz taşındıktan sonra sokakta yatmadım Amsterdam da :))) Yine Erasmus döneminde aslında hostel tutmuştuk fakat UEFA maçı sebebi ile kapış kapış gidiyordu odalar. Biz de uçağı kaçırıp bir sonraki ile gidince adam odamızı satmıştı. Tabii bize koyar mı? Koymaz... Koymadı. Soğuktu baya ama sokaklar maç sebebi ile çok canlıydı. Heryer ingiliz kaynıyordu. Fenerbahçe'nin de finale kalma şansı vardı galiba ama kısmet olmadı :(

Bonus 2: Malta


Malta'ya sırf hava alanına yatmaya gidebilirsiniz :) İnanılmaz saygılılar. Bizden başka kimse yoktu yatan ama hava alanı çalışanları rahatsız etmemek için ellerinden geleni yapıyorlar. Sizi uyandırmamak için bulunduğunuz alana temizlik aracını sokmuyorlar falan. Uyandığınızda neşeli neşeli el sallıyorlar. Tatlışlardı. Hatta bir tanesi betonda yatıyoruz diye parke alanı tavsiye etmişti üşütmeyin burda diye. 

Yurda her dönüşümüzde birdaha asla dedim. Bir daha asla böyle bir işkence yapmayacağım kendime. Ama birkaç hafta sonra kendimizi yine yolda buluyorduk. 

Unuttuğum yerler olabilir. Aklıma geldikçe yazacağım.


Sevgiler,

Poli

Clutchnbackpack

33 görüntüleme
  • Instagram Social Icon
  • Twitter Social Icon
  • Facebook Social Icon